ÜMMÜ HACI BAYRAM-I VELİ (HACI BAYRAMI VELİ HZ. ANNESİ)
Hakkında mezar yeri dışında ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Daha önce dört tarafı duvarla çevrili olan mezarın kitabesinde “Ümmi Hacı Bayram-ı Veli” ifadesi yer almakta olup bunun Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin annesine ait olduğu kabul edilmektedir. Mezarda iki sanduka bulunmaktadır; ikinci sandukanın ise kardeşine ya da yakın bir ahiretliğine ait olduğu tahmin edilmektedir.
Kaynaklarda, Allah’a kullukla geçen bir ömür sürdüğü belirtilen, dindar ve Sünnî bir kadın olduğu ifade edilir. Rivayetlere göre Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin annesi hamileyken, karnındaki çocuğun zaman zaman “Allah” dediği nakledilmiştir. Bir başka menkıbeye göre ise, hamileliği sırasında Açça Deresi’nde çamaşır yıkarken eşkıyaların saldırısına uğramak üzereyken gaipten gelen “Ona dokunmayın, o bir velinin annesidir” sesi üzerine eşkıyalar korkarak oradan uzaklaşmıştır.
Yine bazı rivayetlerde, mezarın üzeri kapatılmak istendiğinde yapılan çatının tutmadığı ve mezarın yanında bulunan ağacın dallarının sürekli dışa doğru uzadığı anlatılmaktadır. Bunlar halk arasında aktarılan menkıbeler arasında yer almaktadır.
Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin babasının adının Koyunluca Ahmed, dedesinin ise Ankaraî Mahmud olduğu belirtilir. Üç erkek kardeş oldukları; en büyüklerinin asıl adı Numan olan Hacı Bayram-ı Veli, ortanca kardeşin Seyfiyüddin, en küçük kardeşin ise Abdal Murat olduğu ifade edilir. Seyfiyüddin’in çiftçilikle uğraştığı, Abdal Murat’ın ise medrese eğitimi almış güçlü bir âlim olduğu söylenmektedir.
Kabir, geçmişte bir ilköğretim okulu bahçesinde açık şekilde bulunurken, 2004 yılında geniş bir bahçe içinde inşa edilen bir yapı ile koruma altına alınmıştır. Daha sonra havaalanı yolu ve tünel çalışmaları nedeniyle bahçe ve yapı düzeni değiştirilmiş ve türbe günümüzdeki hâliyle düzenlenmiştir.
Türbenin bakımı ve korunması Altındağ Solfasol Köyü Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri Sevenler Derneği tarafından yürütülmektedir.
İletişim: 0312 339 19 19
Kaynaklarda yer alan bilgilere göre, manevi olarak kalp alanında uzman olan Hocamızın kendi ağzından ifade ettiği bu hususlar son derece kıymetlidir: “Biz, elhamdülillâh, ömrümüz boyunca Rabbimize kulluk etmeye gayret ettik. Dünya dersen nice dertlerimiz, nice imtihanlarımız vardı; lâkin asıl niyazımız, neslimizin hayır üzere kılınmasıydı. Rabbimiz bize bir bayram nasip eyledi; öyle bir bayram ki ömrümüzü dahi bayrama tebdil eyledi. Onun hürmetine bugün dahi ardımızdan hayır duâları edilir; bir sadaka-i cariye ki kıyâmete değin bizi âbâd eylemiştir. Rabbimize hamd ü senâlar olsun.
Hocamıza ait nasihatleri şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Neslinde hayır murâd eden, nesline hayırlı davranır.
- Annelik, merhamette ifrata gidip evlâdı şımartmak değildir; merhamette tefrite düşüp onu usandırmak da değildir. Annelik, merhametin vasatında durup, Rabbimizin muradına muvafık bir hâl üzere dilemek, duâ etmek ve hizmet ile kaim olmaktır biiznillâh.
- Nice anneler zanneder ki, ‘Evlâdımı çok sever, çok imtiyaz tanırsam bana hayırlı olur.’ Hâlbuki bu, nefsin gizli arzularına kapı açar; içinde gizli bir şirk kokusu dahi barındırır. Zira bu hâl, Allah Teâlâ’nın kendi vesîlenle yarattığı bir kulu kendine kul eyleme arzusudur—Allah muhafaza.
- Bilmek gerek ki, her yaratılan kulun Hâlık’ı Allah’tır; kullar ise yalnızca vesîle kılınmıştır. Cenâb-ı Hak, ekseriyetle sebepler dâiresi içinde yaratır. Âciz olan insan, kendini haşâ Hakk’ın makamına koymasın. Bu söz, bir kula bir ömür yetecek kadar kâfidir biiznillâh.
Paylaş
