Osman Dede Hazretleri - Ankara

Osman Dede Hazretleri – Ankara

Kaynaklarda geçen bilgilere göre, Hocamızın boyu yaklaşık 1.70 cm. Üzerinde yeşil bir elbise, beyaz bir kuşak ve beyaz bir entari bulunuyor. Altında siyah, şalvara benzeyen bir kıyafet var. Yüzü yuvarlak, kısa ve yuvarlak bir sakalı var. Güler yüzlü ve kulakları iri. Hocamızın uzmanlık alanı beyin sapı ve omuriliktir. Kendisi 15. yüzyılın başlarında yaşamıştır.

Hocamızın kendi ağzından ifade ettiği bu hususlar son derece kıymetlidir:“Aslımız Horasan’dan. Yörük bir aileye mensubuz. Küçükbaş hayvancılık yapardık, göçebe idik. İlme niyetlendik. Teke yöresindeki (Ege Bölgesi) medreselerde, sonra İstanbul’daki medreselerde okudum. Medrese eğitimim bittiğinde ailem Ayaş’a yerleşmişti; hayvancılık alım satımıyla meşguldüler. Hacı Bayram Hazretleri’ni ziyaret ettim, elini öptüm, kendisine hayran kaldım. Ayaş’a döndüğümde Ankara’ya çok gidemedim. Manada Hacı Bayram Veli Hazretleri’nden eğitim aldım. Ancak zahirî hayatımda veli olduğumu bilmiyordum. Helale çok önem verirdim; ömrüm boyunca köy ekmeği ve süt yedim. Az konuşurum bundan dolayı tatlı dilli biriyim. Az uyurum, hizmetten geri durmam, kalp kırmam. Kimseyi eleştirmem. Çok malım olmadı; olanı da dağıtırız. Zaten mal bizim değildir.”

“Evladım, bizde Yörüklük vardır. Yörük olduğumuz için dünyaya çok bağlanamayız. Çok mal aramayız. Rahatlığı da fazla arzu etmeyiz. Bu dünya senin işini görür, sen de dünyada işini görürsün. Sen ona ne kadar hizmet edersen, dünya da sana o kadar hizmet eder. ‘Bundan nasıl bir nasihat çıkar?’ diye düşünürsün. Çıkacak nasihat şudur: Allahu Teâlâ, kişiye ‘çalıştığının karşılığı vardır’ derken, buna vesile olarak dünyayı yaratmıştır. Sen bu dünyaya ne kadar hizmet edersen —ümmeti Muhammed’e— Allahu Teâlâ da sana o kadar karşılığını verir. Siz zannediyorsunuz ki bir işte çalışıyorsunuz, para için. Hayır. Sen bir iş yaparken aslında hizmet ediyorsun. Bunu doğru bir şekilde, zamanında, sözüne riayet ederek yaparsan çalışmanı helalleştirirsin; o zaman gerçekten hizmet ediyorsun demektir. Kazandığın para zahirde bir ise manada on olur. İşte buna iman üzere çalışmak denir; liyakatli çalışmak, hakikatli çalışmak denir. O zaman paran helalleşir. Haram düzeninde —Allah düzeni değil, insanların kurduğu, şeytanın kurduğu düzende— haramdan kurtulmak böyle olur.”

Paylaş